Ana sayfa Yargı Kararları Y9HD 23.3.2009 E.2007/40845 – K.2009/7570

Y9HD 23.3.2009 E.2007/40845 – K.2009/7570

197
1

– Yargılama Giderleri (Vekalet Ücreti – Davadan Feragat)
– Vekalet Ücreti (Yargılama Gideri Olarak Tesbiti – Avukatlık Ücret Tarifesi – Davadan Feragat)
– Avukatlık Ücret Tarifesi (Yargılama Gideri Olarak Vekalet Ücreti – Davadan Feragat)
– Karşı Tarafa Yükletilecek Vekalet Ücreti (Hükmün Taraflara Yönelik Kurulması)
– Hükmün Taraflara Yönelik Olarak Kurulması (Vekalet Ücretinin Vekile Ait Olması)
– Davadan Feragat (Vekalet Ücreti – Ara Kararı Yerine Getirildikten Sonra)

HUMK.388,389,416,417,423,438 BK.43,44,161 –  1136 Sa.Ka.164,169

 

1. Hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan vekalet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir.

Avukatlık Yasası’ndaki, “vekalet ücreti avukata aittir” biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki “bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.

2. Yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır.

Kısmen reddedilen miktar Borçlar Kanunu’nun 43,44 ve 161/son maddesinden kaynaklanan bir indirim ise, indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir.

Kısmen reddedilen miktar asıl alacaktan hakkaniyet ve takdiri indirimden kaynaklanmakta ise, bu durumda davalı yararına vekalet ücretine karar verilmelidir.

3. Somut olayda davacının vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesine rağmen, davalı vekili için vekalet ücretine karar verilmediği görülmüştür.

Vazgeçme ara kararı gereği yerine getirildikten sonra olmakla  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi gereğince vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden bu konuda karar verilmemesi nedeniyle kararın bu yönden bozulması gerekirse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

DAVA ve KARAR:

Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, feragat nedeni ile davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423, Avukatlık Kanununun 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin;  haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. ve  389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki tarafta vekalet ücretinden sorumlu tutulacak, vekalet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.(HUMK.m.416,m.417).

Vekalet ücretinin, her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan ve Adalet Bakanlığı tarafından onaylanan Avukatlık Ücret Tarifesindeki hükümlere ve oranlara göre belirlenmesi gerekir.

4667 Sayılı Yasa`nın 77. maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 164/son maddesinde dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. maddesinde de “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti …” biçiminde anılan yasa hükme koşut bir düzenlemeye de yer verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası`nın davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan vekalet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası’ndaki, “vekalet ücreti avukata aittir” biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki “bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.

Avukatlık (vekalet) ücreti Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423/6. maddesinde açıkça belirtildiği yargılama giderlerindendir. Vekalet ücreti de, diğer yargılama giderleri gibi müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı feri haklardandır. Feri hakların sonuçlandırılması ve karara bağlanması, asıl hakkın sonuçlandırılmasına ve karar verilmesine bağlı olacaktır.

Yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Kısmen reddedilen miktar Borçlar Kanunu’nun 43, 44 ve 161/son maddesinden kaynaklanan bir indirim ise, indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir. Kısmen reddedilen miktar asıl alacaktan hakkaniyet ve takdiri indirimden kaynaklanmakta ise, bu durumda davalı yararına vekalet ücretine karar verilmelidir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (22.7.2008 gün ve 2007/10517 Esas – 2008/21746 Karar sayılı ilamımız).

Somut olayda davacının vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı vekili için vekalet ücretine karar verilmediği görülmüştür. Vazgeçme ara kararı gereği yerine getirildikten sonra olmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi gereğince vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden bu konuda karar verilmemesi nedeniyle kararın bu yönden bozulması gerekirse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden H.U.M.K.`nun 438/7. maddesi gereğince hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1. bendine, davanın reddinden sonra gelmek üzere “red nedeniyle davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte olan ücret tarifesine göre ölçümlenen 450.00.- TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.9.H.D. 23.3.2009 E.2007/40845 – K.2009/7570

Önceki makaleY12HD 23.11.2006 E.2006/20917 – K.2006/21955
Sonraki makaleY14HD 20.10.2008 E.2008/9838 – K.2008/11962

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.