Ana sayfa Yargı Kararları Y4HD 20.2.2009 E.2008/6590 – K.2009/2462

Y4HD 20.2.2009 E.2008/6590 – K.2009/2462

118
0

– Futbol Müsabakasında Ölüm (Futbol Kulübü Ve Futbol Federasyonunun Sorumluluğu)

– Futbol Kulübünün Sorumluluğu (Futbol Müsabakalarında Ölüm)

– Futbol Federasyonun Sorumlulu  (Futbol Müsabakalarında Ölüm)

– Spor Alanlarında Sağlık Ve Güvenliğin Sağlanması

– Stadyumlarda Ve Güvenliğin Sağlanması

– Sporda Şiddet

 

5149 Sa.Ka.4,5,6,7,8,25

5149 Sayılı Yasa`da yer alan düzenlemeler gereğince,   Futbol Müsabakalarında iç güvenliği sağlamakla sorumlu ev sahibi spor kulübü davalılardan Beşiktaş Spor Kulübü Derneği`nin, güvenliğin sağlanmasını kontrol ve denetleme görevi ile de diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu`nun meydana gelen ölüm olayından dolayı sorumlulukları bulunduğu anlaşılmaktadır.   Yerel Mahkemece, müteselsil sorumluluk kapsamında belirlenecek zarar tutarından davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemiştir.

DAVA ve KARAR:

Davacı Seyfettin Aktaş vekili Avukat Arif Ertuğrul tarafından, davalı Beşiktaş Spor Klubü A.Ş. ve Türkiye Futbol Federasyonu A.Ş. aleyhine 18.3.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 4.12.2007 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, İnönü Stadında Beşiktaş-Çaykur Rizespor takımları arasında oynanan futbol maçında oğlunun bıçaklanarak öldüğünü, tribünlerin aşırı derecede dolu olması nedeniyle ambulansın geçebileceği yer olmadığından yaralı olan oğluna anında müdahale edilemediğini ve oğlunun kan kaybından öldüğünü, maçı izlemeye gelenlerin yeterince aranmadığını, tribün turnikelerinin çalışmadığını, tribünlere kapasitesinin üzerinde çok sayıda taraftarın numarasız biletle alındığını, koltuk dışında merdivenlerde bile izleyicilerin oturduğunu, bu durumun görevlilerce denetlenmediğini, stadın kapı otomat ve stat kamera sistemlerinin UEFA ölçütlerine uygun hale getirilmediğini, davalılardan Spor Kulübü`nün tribünlerin alabileceğinden fazla bilet dağıttığını, diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu`nun bu olumsuzluklara rağmen gerekli önlemleri almadığını, tüm bu nedenlerle oğlunun ölümünde kusurları bulunduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılardan Türkiye Futbol Federasyonu, tarafına husumet düşmeyeceğini, kendisine yasa ile verilmiş bir görev bulunmadığını, 5149 Sayılı Yasa`nın   4. maddesinde güvenliği ev sahibi kulübün sağlayacağının, 5. maddesinde spor kulüplerinin iç güvenliği nasıl sağlayacaklarının, 6. maddesinde karşılaşma güvenliğinin düzenlendiğini, dış güvenliğinde genel kolluk güçleri tarafından sağlanacağını, 30.7.2004 günü yürürlüğe giren Türkiye Futbol Federasyon`u 2004-2005 sezonu lig ve kupa karşılaşmaları statüsünün 18. maddesinde de stadyumda ve tribünde güvenliği ev sahibi kulüp olan Beşiktaş`ın sağlaması gerektiğini, kusursuz sorumluluk hallerinin sayılı olduğunu, genişletilemeyeceğini, ölen kişi adına manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Diğer davalı Beşiktaş Spor Kulübü Derneği ise, davacının ölmüş kişi adına velayeten dava açamayacağını, taraf ehliyeti bulunmadığını, olayın asli failinin yargılandığını, davacının bu kişi hakkındaki davasından vazgeçtiğini,  bu nedenle tazminat isteyemeyeceğini, davalının içinde bulunduğu kurum ve kuruluşlar hakkında kanıt bulunmadığı ve olayda nedensellik bağı gerçekleşmediğinden ek takipsizlik kararı verildiğini, İl Spor Güvenlik Kurulu`nun 25.11.2004 günlü kararında olayın 5149 Sayılı Yasa`nın 25. maddesi anlamında sporda şiddet olayı olmadığı, olayın şiddete varan aşırı rekabet ve fanatizmin bir sonucu olmadığından Beşiktaş Kulübü`ne bir ceza verilmediğini, kapasitenin üzerinde bir seyirci olduğunun kanıtlanamadığını, tribün arkası koridorda birbirlerini tanıyan taraftarlar arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanma olayının meydana geldiğini, statta UEFA ölçütlerinde belirtilen teknik, idari, hukuki ve güvenlik koşullarının bulunduğunu ve Türkiye Futbol Federasyonu`nun aradığı ölçütlerin eksiksiz yerine getirildiğini, stadın lisans belgesi olduğunu, güvenliğin en büyük mülki amirlikçe belirlenecek karşılaşma güvenlik amiri ile ilçe emniyet müdürlüğü tarafından sağlaması gerektiğini,  statta özel güvenliğin bulunduğunu ancak, üst arama yetkilerinin olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkemece, davacının oğlunun ölümünden olayın asli failinin sorumlu olduğu, davalıların herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava konusu olayda, dava dışı Fatih Sözüer`in ayakkabısının içinde bıçak saklayarak maça girmesi, sanığın bulunduğu gruba doğru gelen başka bir grubun omuzlarına çarpması ile kavga çıktığı, adı geçen kişinin davacının oğlunun sol göğüs alt kısmına bıçakla vurup kaçtığı, desteğin ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak öldüğü anlaşılmaktadır.

5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa`nın spor alanlarının düzenlenmesi başlıklı 4/1. maddesi uyarınca; “Spor alanlarında, sağlık ve güvenlikle ilgili her türlü düzenlemeyi yapmak görevi ev sahibi kulübe aittir.” biçiminde düzenleme yer almaktadır.
Saha güvenliği ise 5. maddede düzenlenmiş olup “Spor kulüpleri, güvenliği sağlamaya yetecek sayıdaki güvenlik elemanlarını müsabaka öncesinden müsabakanın tamamlanıp seyircinin ve sporcuların tahliyesine kadar geçecek dönem içerisinde, müsabakanın yapılacağı yerde bulundurmak ve spor alanının iç güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler.
Spor Kulüpleri, bu Kanunda yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla müsabaka ve saha güvenliğinin sağlanmasına yetecek sayı ve nitelikte yasalar çerçevesinde özel güvenlik hizmeti satın almaya yetkilidir.” denilmektedir.

Müsabaka güvenliği de 6/3. maddede “Spor alanlarının dış güvenliği genel kolluk güçlerince, saha içi ve tribün güvenliği ise 5 inci maddeye göre oluşturulacak özel güvenlik birimlerince ve saha yetkililerince sağlanır. Kapı aramaları özel güvenlik güçleri tarafından yapılır. Müsabaka güvenlik amirinin talebiyle emniyet güçleri, gerekli hallerde olayın meydana geldiği alanlara müdahale edebilir.” biçiminde düzenlenmiştir.

Ev sahibi spor kulüplerinin sorumlulukları 7. madde de “Ev sahibi spor kulüplerince müsabakanın yapılacağı yerde, konuk takım seyircilerine bağımsız bir bölüm ayrılır ve taraftarlar arasında temas olmaması için ilgili spor federasyonları ve uluslararası spor federasyonlarının yönetmelik ve talimatları paralelinde gerekli önlemler alınır.” Federasyonların görev ve sorumlulukları ise 8. maddede düzenlenmiş olup “Federasyonlar, müsabakanın yapıldığı yerdeki temsilcileri vasıtasıyla, sporcu ve taraftarların güvenliği için gerekli önlemlerin aldırılması, denetlenmesi, bağlı olduğu uluslararası federasyonların talimatlarının uygulamaya konulması ve gerekli ek önlemler aldırılması konusunda il veya ilçe spor güvenlik kurulu ile koordinasyonun sağlanmasından yetkili ve sorumludur.

Kulüplerin bulundurmakla görevli oldukları özel güvenlik güçlerinin sayısı, gözlem kameraları ve benzeri teknik donanımların yerleştirilmesi il veya ilçe spor güvenlik kurulu tarafından, misafir takımın soyunma odaları ile seyirci yerlerinin belirlenmesi, bilet satışı, güvenlik ise ilgili federasyonların talimatıyla belirlenir. Kontrol ve denetim konusunda Federasyon yetkilidir.”  biçiminde belirtilmiştir.

Şu durumda 5149 Sayılı Yasa`da yer alan düzenlemeler gereğince, iç güvenliği sağlamakla sorumlu ev sahibi spor kulübü davalılardan Beşiktaş Spor Kulübü Derneği`nin, güvenliğin sağlanmasını kontrol ve denetleme görevi ile de diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu`nun meydana gelen ölüm olayından dolayı sorumlulukları bulunduğu anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemece, müteselsil sorumluluk kapsamında belirlenecek zarar tutarından davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.4.H.D. 20.2.2009 E.2008/6590 – K.2009/2462

Önceki makaleY1HD 2.7.2009 E.2009/6062 – K.2009/7751
Sonraki makaleY1HD 12.1.2009 E.2008/11002 – K.2009/66

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.