Ana sayfa Yargı Kararları Y1HD 2.7.2009 E.2009/6062 – K.2009/7751

Y1HD 2.7.2009 E.2009/6062 – K.2009/7751

133
0

– Tapu İptali Ve Tescil

– Rızadaki Fesat (Tapu İptali Ve Tescil – Yaşlı Murisin Sağlığında Gayrımenkul Satımı)

– Hile (Tapu İptali Ve Tescil)

– Hata (Tapu İptali Ve Tescil)

 

818 Sa.Ka.28

1. Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Murisin yaşlılığından ve ehliyetsizliğinden yararlanılarak hileli yollarla davalıya satış suretiyle temlikinin sağlandığının ileri sürerek tapu iptali ve tescili talebi isteğidir.
2. Hile genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır.
Hatada yanılma hilede yanıltma söz konusudur.
B.K`nun 28/1 maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması,  defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları Hacı Mehmet Sandal`ın maliki olduğu 366 ada 8, 363 ada 1 ve 966 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki 20/40 payının murisin yaşlılığından ve ehliyetsizliğinden yararlanılarak hileli yollarla davalıya satış suretiyle temlikinin sağlandığını ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur.

Davalı, iddiaların yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;  Tetkik Hakimi Sadettin Akyol`un raporu okundu, düşüncesi alındı.                     Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece işlemi yapan  Hacı Mehmet Sandal`ın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi`nin 15.10.2008 tarihli raporu ile akit tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğu belirlenmek suretiyle bu istek yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak, davacıların ehliyetsizlik iddiasının yanında hile hukuksal nedenine de dayandıkları görülmektedir. Öte yandan, bir davada dayanılan maddi olaylar için birkaç hukuki sebebin bir arada gösterilmesinde ilke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hukuki sebeplerden bir tanesinin diğer hukuki sebebin incelenmesine olanak verir niteliği bulunduğu sürece önem ve lüzum derecesine göre birden fazla hukuki sebep aynı davada inceleme ve araştırma konusu yapılabilir. Nitekim Yargıtay İçtihatları bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.
Bilindiği üzere; hile genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma  söz konusudur. B.K.`nun 28/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Somut olaya gelince; hile olgusunun tespiti yönünden taraf delilerinin tamamının toplanılmadığı, davalılar hakkında iddia edildiği gibi benzer olaylardan dolayı davalar açılıp açılmadığının araştırılmadığı, davacılar tarafından savcılığa yapılan şikâyetin değerlendirilmediği, iş takip belgesi sonucu bir işlem yapılıp yapılmadığı, temliki işlem nedeniyle davalılar tarafından bedel ödendiğine dair belgelerinin bulunup bulunmadığı yönünde hükme yeterli bir inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, hile iddiası bakımından taraf delillerinin eksiksiz saptanması, toplanan ve toplanacak deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ: Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.1.H.D. 2.7.2009 E.2009/6062 – K.2009/7751

Önceki makaleY1HD 29.1.2008 E.2007/10134 – K.2008/937
Sonraki makaleY4HD 20.2.2009 E.2008/6590 – K.2009/2462

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.