Ana sayfa Yargı Kararları YCGK 10.2.2009 E.2008/7-279 – K.2009/23

YCGK 10.2.2009 E.2008/7-279 – K.2009/23

153
0

– AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ USULÜ HAKKINDA KANUNA MUHALEFET (Zamanaşımı / Ceza Davasının Düşmesi)

– CEZA DAVASININ DÜŞMESİ (Zamanaşımının Kesilmesi)

– İDDİANAMENİN DÜZENLENME TARİHİ  (Ceza Zamanaşımının Kesilmesi)

– ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ (Ceza Davalarında)

– KAMU DAVASININ DÜŞMESİ  (Zamanaşımı)

6183 Sa.Ka.1105320 Sa.Ka.85271 Sa.Ka.193,223765 Sa.Ka.102,1041412 Sa.Ka.223,322

Sanıklara atılı suç 6183 sayılı Yasanın 110. maddesinde 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden, anılan suç, cezasının üst sınırı itibariyle ve lehe hükümler içermesi nedeniyle uygulanmasında zorunluluk bulunan 765 sayılı Yasanın  102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabidir.
Zamanaşımını kesen en son işlem ise sanıklar hakkında iddianamenin düzenlendiği tarihdir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, dosyanın henüz Ceza Genel Kuruluna intikal etmediği bir aşamada gerçekleştiği anlaşılmakla, direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.

DAVA ve KARAR:

6183 sayılı Yasanın 110. maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davasında, sanıkların beraatine ilişkin Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2003 gün ve 1825-705 sayılı hüküm, Katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen,

Yargıtay 7. Ceza Dairesince 18.7.2006 gün ve 11100-14620 sayı;

“… 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak görülen CMUK.nun 223/son maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulanabileceği somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı gözetilerek sanıkların usulüne uygun olarak sorgusu yapılarak sonucuna göre delil takdiri ile bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması…” isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince 19.12.2006 gün ve 769-962 sayı;

Eylemin ilk bakışta suç oluşturmaması ve derhal beraat kararı verilecek nitelikte bulunduğu, 5271 sayılı CMY.’nın 193/2. maddesine göre de   “Sanık hakkında toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılır ise sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmü uyarınca sanıklar dinlenilmeden haklarında beraat kararı tesis edilebileceği kanaatine varıldığı, gerekçeleriyle ilk hükümde direnilmiştir.

Bu hüküm de katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 24.12.2008 gün ve 113411 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;

YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI:

Sanıklar T. B. Ö. ve S. Ö. haklarında 6183 sayılı Yasanın 110. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sanıkların sorguları icra edilmeksizin verilen beraat kararı, Özel dairece, olayda 1412 sayılı Yasanın 223/son maddesinin uygulanması koşulları bulunmadığı gerekçesi ile sair yönleri incelenmeksizin bozulmuş, Yerel Mahkemece ilk hükümde direnilmiştir.

Görüldüğü gibi uyuşmazlık konusu, sanıkların sorgularının icrasında zorunluluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta ise de;

İncelenen dosyada;

Sanıklara atılı suç 6183 sayılı Yasanın 110. maddesinde 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden, anılan suç, cezasının üst sınırı itibariyle ve lehe hükümler içermesi nedeniyle uygulanmasında zorunluluk bulunan 765 sayılı Yasanın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımını kesen en son işlem ise sanıklar hakkında iddianamenin düzenlendiği 4.9.2002 tarihidir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, dosyanın henüz Ceza Genel Kuruluna intikal etmediği bir aşamada 4.9.2007 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulanması zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CYUY.’nın 322 ve 5271 sayılı CYY.’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle,

1- Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 gün ve 769-962 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

2- 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CYUY.’nın 322. maddesinin Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 765 sayılı TCY.’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5271 sayılı CYY.’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

3- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.C.G.K. 10.2.2009 E.2008/7-279 – K.2009/23

– AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ USULÜ HAKKINDA KANUNA MUHALEFET (Zamanaşımı / Ceza Davasının Düşmesi) – CEZA DAVASININ DÜŞMESİ (Zamanaşımının Kesilmesi) – İDDİANAMENİN DÜZENLENME TARİHİ (Ceza Zamanaşımının Kesilmesi) – ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ (Ceza Davalarında) – KAMU DAVASININ DÜŞMESİ (Zamanaşımı) –

6183 Sa.Ka.1105320 Sa.Ka.85271 Sa.Ka.193,223 – 765 Sa.Ka.102,104 – 1412 Sa.Ka.223,322

Sanıklara atılı suç 6183 sayılı Yasanın 110. maddesinde 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden, anılan suç, cezasının üst sınırı itibariyle ve lehe hükümler içermesi nedeniyle uygulanmasında zorunluluk bulunan 765 sayılı Yasanın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabidir.

Zamanaşımını kesen en son işlem ise sanıklar hakkında iddianamenin düzenlendiği tarihdir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, dosyanın henüz Ceza Genel Kuruluna intikal etmediği bir aşamada gerçekleştiği anlaşılmakla, direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.

DAVA ve KARAR:

6183 sayılı Yasanın 110. maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davasında, sanıkların beraatine ilişkin Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2003 gün ve 1825-705 sayılı hüküm, Katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen,

Yargıtay 7. Ceza Dairesince 18.7.2006 gün ve 11100-14620 sayı;

“… 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak görülen CMUK.nun 223/son maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulanabileceği somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı gözetilerek sanıkların usulüne uygun olarak sorgusu yapılarak sonucuna göre delil takdiri ile bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması…” isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince 19.12.2006 gün ve 769-962 sayı;

Eylemin ilk bakışta suç oluşturmaması ve derhal beraat kararı verilecek nitelikte bulunduğu, 5271 sayılı CMY.’nın 193/2. maddesine göre de “Sanık hakkında toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılır ise sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmü uyarınca sanıklar dinlenilmeden haklarında beraat kararı tesis edilebileceği kanaatine varıldığı, gerekçeleriyle ilk hükümde direnilmiştir.

Bu hüküm de katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 24.12.2008 gün ve 113411 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;

YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI:

Sanıklar T. B. Ö. ve S. Ö. haklarında 6183 sayılı Yasanın 110. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sanıkların sorguları icra edilmeksizin verilen beraat kararı, Özel dairece, olayda 1412 sayılı Yasanın 223/son maddesinin uygulanması koşulları bulunmadığı gerekçesi ile sair yönleri incelenmeksizin bozulmuş, Yerel Mahkemece ilk hükümde direnilmiştir.

Görüldüğü gibi uyuşmazlık konusu, sanıkların sorgularının icrasında zorunluluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmakta ise de;

İncelenen dosyada;

Sanıklara atılı suç 6183 sayılı Yasanın 110. maddesinde 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiğinden, anılan suç, cezasının üst sınırı itibariyle ve lehe hükümler içermesi nedeniyle uygulanmasında zorunluluk bulunan 765 sayılı Yasanın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımını kesen en son işlem ise sanıklar hakkında iddianamenin düzenlendiği 4.9.2002 tarihidir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, dosyanın henüz Ceza Genel Kuruluna intikal etmediği bir aşamada 4.9.2007 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulanması zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CYUY.’nın 322 ve 5271 sayılı CYY.’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle,

1- Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 gün ve 769-962 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

2- 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CYUY.’nın 322. maddesinin Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 765 sayılı TCY.’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5271 sayılı CYY.’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

3- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oybirliği ile karar verildi.

Y.C.G.K. 10.2.2009 E.2008/7-279 – K.2009/23

Önceki makaleY5CD 21.1.2008 E.2007/14274 – K.2008/56
Sonraki makaleY2HD 9.4.2009 E.2009/625 – K.2009/6776

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.