Ana sayfa Yargı Kararları Y9HD 23.2.2010 E.2010/6379 – K.2010/4627

Y9HD 23.2.2010 E.2010/6379 – K.2010/4627

153
0

– Sendika Aidatının Ödetilmesi (Zamanaşımı Def`i Islah Yoluyla İleri Sürülmesi)

– Zamanaşımı Def`i (Dava Dilekçesi Açıklandırıldıktan Sonra)
– Zamanaşımı Def`inin Islah Yoluyla İleri Sürülmesi
– Islah (Zamanaşımı Def`i İmkanı)

HUMK.1792821 Sa.Ka.61

1. Davacı dava dilekçesinde dava konusu aidatların ait olduğu dönemi belirtmeyerek usulün 179. maddesi hükmüne uygun hareket etmemiş;
dava konusu aidatların ait olduğu dönemi açıklayan dilekçe tebliğ edilir edilmez davalı yanca zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.

Bu durumda cevap süresinin geçtiğinden, giderek savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece zamanaşımı def’inin
yasal süresinde ileri sürülmediğinden yerinde bulunmadığı şeklinde oluşturulan gerekçe isabetli değildir.

2. Süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zaman aşımı def’inin, sonradan cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle de ileri
sürülmesinin mümkün olduğu yönünde olduğundan davalı vekilinin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürdüğü zamanaşımı define bu
sebeple de değer verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması yerinde bulunmamıştır.

DAVA ve KARAR:

Davacı, aidat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel Mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi O. F. Tüfek tarafından
düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Dava, işçilerin ücretinden kesilen sendika aidatlarının ödetilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davalının zaman aşımı definin yasal
süresinde ileri sürülmediğine değinerek oluşturulan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından
temyiz edilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dava konusu aidat alacağının ait olduğu dönemin belirtilmediğini bu hususu
açıklayan dilekçenin alındığı celsede zaman aşımı definde bulunulup ayrıca cevap dilekçesinin zaman aşımı defi yönünden ıslah
edildiğini dolayısıyla ileri sürülmesinde usule aykırılık bulunmayan zaman aşımı def inin nazara alınması gerektiğini savunmuş ve
hükmün bozulmasını istemiştir.

Dosya içeriğine göre; dava, dava konusu aidatın ait olduğu dönem belirtilmeden yetkisiz Ankara İş Mahkemesinde açılmış, davalı
vekilinin yetkiye yönelik ilk itirazı da dikkate alınarak verilen yetkisizlik kararı üzerine dosya Denizli İş Mahkemesine
gönderilmiştir. Davanın yetkili mahkemede 18.3.2004 günü yapılan ilk duruşmasında dava konusu aidat alacağının ait olduğu dönemin
açıklanmasına dan verilen karar gereğince davacı vekilinin dava konusu alacağın 1.3.1984 – 28.2.1996 tarihleri arasında kesilen
aidatlara ait olduğunu açıklayan 19.4.2004 havale tarihli dilekçesi davalı vekiline 13.5.2004 günlü oturumda okunarak verilip tebliğ
edilmiş, davalı vekili aynı oturumda zaman aşımı defini ileri sürmüş davacı vekili ise söz konusu defin süresinde olmadığını
belirterek karşı çıkmıştır.

Bundan sonra davalı vekili 23.11.2006 tarihli dilekçe ile dava konusu aidatların ait olduğu dönemlerin açıklanması üzerine zaman
aşımı definde bulunabildiklerini, süresinde yapılmış sayılması gerektiğini gerekçeleriyle açıkladıktan başka zaman aşımı defi
bakımından cevap dilekçesini ıslah ettiğini bildirmiştir. Mahkemece zaman aşımı def irim yasal süresinde bildirilmediğinden yerinde
bulunmadığı belirtilmiştir.

Belirtmek gerekir ki zamanaşımı defi ilk itirazlardan değildir. Ve ilk itirazları gibi cevap süresi içinde ileri sürülmesi
zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak cevap süresi içinde ileri sürülmeyen zaman aşımı definin savunmanın genişletilmesini yasağını
düzenleyen usulün 202/2. maddesi hükmü karşısında karşı tarafın açık ya da örtülü biçimde muvafakati bulunmadığı takdirde ileri
sürülmesi mümkün değildir. Öte yandan ilk itiraz ileri süren taraf bunun karara bağlanmasına kadar esas hakkındaki savunmasını tehir
edebilir.

Bu genel ilkelere göre davalı vekili dava dilekçesinin tebliği üzerine yetki ilk itirazı ileri sürmekle esasa ilişkin savunmalarını
tehir etmiş olmakla beraber yetki itirazı karara bağlanıp dosya yetkili mahkemede ele alınıp tayin edilen ilk duruşma günü olan
18.3.2004 tarihine kadar esasa ilişkin cevaplarını bildirmesi gerekirken esasa yönelik savunmalarım ve bu meyanda zaman aşımı defini
ileri sürmemiştir. Ne var ki usulün 179. maddesi hükmünce dava dilekçesinde davanın dayanağını oluşturan bütün olayların gösterilmesi
zorunludur.

Gerçekten de davalı savunmasını dava dilekçesinde maddi olayları dikkate alarak yapmak durumundadır.

Davacı dava dilekçesinde dava konusu aidatların ait olduğu dönemi belirtmeyerek usulün 179. maddesi hükmüne uygun hareket etmemiş;
dava konusu aidatların ait olduğu dönemi açıklayan dilekçe tebliğ edilir edilmez davalı yanca zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür. Bu
durumda cevap süresinin geçtiğinden, giderek savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece zamanaşımı def’inin yasal
süresinde ileri sürülmediğinden yerinde bulunmadığı şeklinde oluşturulan gerekçe isabetli değildir. Bir an için davacının süresinde
ileri sürülmediği gerekçesiyle karşı çıktığı (itiraz ettiği) zamanaşımı def’inin cevap süresi geçtikten sonra ileri sürüldüğü kabul
edilse bile Dairemizin yerleşik görüş ve uygulamaları süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zaman aşımı def’inin
sonradan cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle de ileri sürülmesinin mümkün olduğu yönünde olduğundan davalı vekilinin cevap
dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürdüğü zamanaşımı def’ine bu sebeple de değer verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması yerinde
bulunmamıştır.

Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı tarafın ileri sürülmesinde usulü aykırılık bulunmayan zaman aşımı definin bir değerlendirilmeye
tabi tutulduktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.9.H.D. 23.2.2010 E.2010/6379 – K.2010/4627

Önceki makaleYHGK 8.12.2010 E.2010/18-643 – K.2010/648
Sonraki makaleY6HD 17.11.2009 E.2009/10371 – K.2009/9996

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.