Ana sayfa Yargı Kararları Y13HD 4.6.2009 E.2009/4242 – K.2009/7740

Y13HD 4.6.2009 E.2009/4242 – K.2009/7740

265
0

– Taşınmaz Bedelinin Kısmen Ödenmemesi  (Mülkiyet Hakkı İhtilaflı Taşınmaz)
– Mülkiyet Hakkı İhtilaflı Taşınmazın Satımı
– Vekâleten Satış

BK.213

Taşınmaz satış bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için açılan davada:
Davacı satıcı ile alıcı şirket arasında düzenlenen 22.3.2000  günlü ek protokolde  bakiye satış bedeli  olan 43.000.- Doların  ödenmesi taşınmazın devrine ilişkin sorunun giderilmesi şartına bağlanmış,  giderilmediği takdirde  davalının satıştan  dönerek şimdiye kadar ödediği 81.000.-  Doları geri isteme hakkı olduğu belirtilmiştir.
Taşınmaz üzerindeki ihtilaf davacı satıcı tarafından giderilmediği için ek protokole göre bakiye satış  bedelinin istenmesi mümkün  değildir.
Ancak taşınmaz  halen davalı mülkiyetinde olup davalının  taşınmazı iade  etmeyeceği belirtildiğinden sözleşmenin feshi ile şimdiye kadar  ödediği 81.500.-  Doların iadesini de talep edemez.
Bu durumda  bakiye bedele yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken  yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki tapu iptal-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı- davacı  avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı maliki olduğu 816 parselin satışı için davalı Hasan Avcı`ya vekaletname verdiğini, vekilin taşınmazı diğer davalıya 18.2.2000 tarihinde düzenlenen protokolle gerçek değerinin altında 125.000.- Dolar bedelle sattığını,65.000.- Doların peşin alındığını, kalan bakiye için çekler alındığını, ancak ödenmediğini, taşınmazın devrinde de sorunlar olduğunu, bakiye 43.000.- Doların ödenmesinin taşınmazın devrindeki sorunların giderilmesi şartına bağlandığını, sorunlar giderildiği ve taşınmazın tamamen davalı hakimiyetinde olmasına rağmen bakiye bedelin ödenmediğini, alıcı şirket ile işbirliği içinde hareket ederek kendisini zarara uğratan vekilinin 11.8.2000 tarihinde azledildiğini bildirerek öncelikle taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın gerçek bedeli ile satış bedeli arasındaki farktan doğan zararın ve protokole göre ödenmeyen 43.000.- Dolar bakiye bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 60.000.- Dolar olarak tahsilini, buda kabul görmez ise 43.000.- Doların 18.2.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taşınmazın mülkiyeti ile ilgili sorun olduğu halde kendisinden saklandığını, taşınmazın asıl hak sahiplerinin açtığı davada taşınmazı ve taşınmaz üstündeki yatırımlarını kaybetmemek için davacılarla anlaşarak. 80.000.- Dolar ödeyerek kendileri hakkındaki davanın atiye bırakılmasını sağladıklarını, taşınmazla ilgili sorunun davacı tarafından değil kendileri tarafından giderilmiş olması nedeniyle bakiye bedel ödemek zorunda olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Karşı davasında 22.3.2000 tarihli protokole göre ödediği 81.500.- Doların ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davalı Hasan Avcı hakkındaki davanın reddine, Davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 43.500.- Doların dava tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsinden açılan 1 yıllık vadeli mevduata verilen en yüksek faizi ile ödeme tarihindeki TL. karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya  uygun  gerektirici nedenlere  ve özellikle delillerin takdirinde  bir isabetsizlik bulunmamasına göre karşı davacı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında  kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.

2- Davacının vekili Hasan Avcı tarafından  816  sayılı parselin 18.2.2000 günülü protokolle davalı şirkete 125.000.- Dolar  karşılığı  satışının yapılarak 65.000.- Dolar  peşinat ödendiği, bakiye için çekler alındığı, tapunun  18.2.2000 tarihinde davacı vekili aracılığı ile davalı şirkete verildiği davalının bu parsel üzerine akaryakıt istasyonu kurarak faaliyete  başladığı bilahare bakiye satış bedeli ve taşınmazın devri için 22.3.2000 günlü ek protokol yapıldığı hususları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. EK  protokol kapsamına göre taşınmazın devrinde  sıkıntılar olması nedeniyle bakiye satış bedelinin ödenmesinin  bu devir sorunlarının halline bağlandığı, halledilmemesi durumunda alıcının satıştan dönerek ödediği 81.500.- Dolar bedeli geri isteme hakkı olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar  arasında tapuda düzenlenen  resmi  satışla tapu devrinin gerçekleştiği ve bakiye satış bedelinin  43.500.- Dolar olduğu hususları ihtilaflı  değildir. Davalı  taraf  taşınmaz üzerindeki ihtilafı kendilerini gidermiş olması nedeniyle  bakiye  bedelle sorumlu olmadıklarını savunmuş,  delil olarak gerçek hak sahipleri tarafından  açılan dava  dosyalarını delil olarak göstermişlerdir.  Mersin  2. Asliye  Hukuk Mahkemesinin 1997/50-1998/778 esas  ve karar sayılı 13.10.1998  tarihli 8.1.1999 tarihinde kesinleşen dava dosyasının  incelenmesinde; Dava konusu taşınmazın gerçek hak sahipleri Selahattin  ve Mustafa adına düzenlenen sahte vekalet ile İlhan Gökçaya satışı nedeniyle Selahattin ve Mustafanın tapu iptali ve tescil davası açtığı davacılar adına tesciline Karar verildiği, ancak taşınmazın bu sırada üçüncü kişiye, ondan davacıya  ondanda  davalı şirkete satılmış olması nedeniyle kararın  infaz  edilemediğinden gerçek  hak sahipleri Selahattin ve  Mustafanın  İlhan  Gökçay, Mustafa  Kara, Yavuz  Gözükara  ve Davalı  şirkete karşı açtıkları tapu iptal davasında 10.11.2000  tarihinde İlhan  Akçay hakkındaki  davanın  tazminat davasına  dönüştürüldüğü,  diğer davalılar  ve  bu  arada  davalı şirket hakkındaki davanın atiye  bırakıldığı görülmüştür. Davalı bu  atiye bırakma  kararı için  davacılarla 4.11.2000 tarihli  protokol yaptıklarını ve Selahattin ve Mustafaya 80.000  Dolar  bedel ödeyerek  davadan  vazgeçmelerinin sağlandığını savunmuş, buna ilişkin sulh ve davadan feragat protokolünü sunmuştur.  Yine davacı satıcı ile alıcı şirket arasında düzenlenen 22.3.2000  günülü ek protokolde  bakiye satış bedeli  olan 43.000.- Doların  ödenmesi taşınmazın devrine ilişkin sorunun giderilmesi şartına bağlanmış,  giderilmediği takdirde  davalının satıştan  dönerek şimdiye kadar ödediği 81.000.-  Doları geri isteme hakkı olduğu belirtilmiştir. Taşınmaz üzerindeki  davaların davalı şirketin Selahattin  ve Mustafa ile anlaşarak ve  80.000.-  Dolar bedel  ödeyerek giderildiği dosya  kapsamından anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerindeki ihtilaf davacı satıcı tarafından giderilmediği için ek protokole göre bakiye satış  bedelinin istenmesi mümkün  değildir. Davalı alıcı şirket  bakiye satış bedelinden daha  fazlasını ödeyerek taşınmaz  üzerindeki  ihtilafı kaldırmıştır.  Ancak taşınmaz  halen davalı mülkiyetinde olup davalının  taşınmazı iade  etmeyeceği belirtildiğinden sözleşmenin feshi ile şimdiye kadar  ödediği  81.500.- Doların iadesini talep edemez.  Bu durumda  bakiye bedele yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken  yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalı karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı karşı davacı yararına ( BOZULMASINA ), oybirliği ile karar verildi.

Y.13.H.D. 4.6.2009 E.2009/4242 – K.2009/7740

Önceki makaleY2HD 22.3.2007 E.2006/11915 – K.2007/4715
Sonraki makaleY1HD 19.1.2009 E.2008/12817 – K.2009/431

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.