Ana sayfa Yargı Kararları YHGK 22.6.2011 E.2011/11-401 – K.2011/441

YHGK 22.6.2011 E.2011/11-401 – K.2011/441

175
3

– Eser Üzerindeki Mali Haklar (İşveren Yönünden)
– İşleme Hakkı (İzinsiz Kullanılması – FSEK. Yönünden – Mali Haklar Yönünden) – İsim Hakkı (Manevi Hak – FSEK. Yönünden)
– Eserin Hizmet Sözleşmesi Bağlamında Üretilmesi
– Grafik Eserin Üç Boyutlu Hale Dönüştürülmesi (Maket)

5846 Sa.Ka.1/B-b,c,4/1-6,6/1-5,8/1,16,18/2,21,48,52,55,65

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu`nun önüne gelen uyuşmazlık;

Davacıya ait orijinal grafik eserler üzerinde bir takım değişiklikler yapılması suretiyle dava dışı başka bir sanatçı tarafından vücuda getirilen işleme eserlerin,

“Üniversiade İzmir 2005” adlı uluslararası spor oyunlarının adaylık ve hazırlık dönemlerinde aktif görev alan davalılarca kullanılması nedeniyle,

Davacının eser sahibi olduğu grafik eserler üzerinde FSEK. 18/2. fıkrası uyarınca kanunen işverene geçen mali hakları kullanma yetkisinin kapsamına (aynı Kanun`un 55. maddesi hükmü karşısında) işleme hakkının da dahil olup olamayacağına ilişkin OLUP

Yerel Mahkemece,

Davacının belediyeye ait tanıtım ve yayın konusunda faaliyet gösteren bir şirkette çalıştığı, eserin işverene aidiyeti ve hizmet bağlamında üretilmiş olması nedeniyle mali haklara sahip olmadığı, manevi hakların ihlali nedeniyle gerek davalı kurumların özelliklerine, durumlarına gerekse davacının sanatçı olarak yarattığı eser ile bağlarının tam olarak koparılamayacağı dikkate alınarak, isim belirtilmesi hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle 10.000,00.- YTL. manevi tazminat ödenmesine fazlaya ilişkin istemlerin reddine verilen direnme kararı, usul ve kanuna uygun görülmekle onanmıştır.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki “FSEK.-Maddi ve Manevi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden reddine manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen 11.2.2008 gün ve 2007/119 E. – 2008/11 sayılı Kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.11.2009 gün ve 2008/7742 – 2009/11991 sayılı ilamı;

(“…Davacı vekili, müvekkilinin çizmiş olduğu U şeklindeki logo ve kuş maskotunun davalılar tarafından İzmir 2005 Universiade Oyunları tanıtımında kullanıldığını, bunun müvekkilinin eserine tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların tecavüzlerinin men’i ile 5.000.- YTL. maddi ve 20.000.- YTL. manevi tazminatın davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Belediye vekili, davacının müvekkiline bağlı şirkette çalışıyor iken davaya konu logoyu çizdiği, bu nedenle eser üzerinde her hangi bir hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 10.000.- YTL. manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı belediye vekili ile davacı vekili ve diğer davalı vekili katılma yolu ile temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait eserin izinsiz işlenmesi suretiyle değiştirildiği anlaşıldığından 5846 sayılı FSEK.’nun 16. maddesi gereğince davacının eserde değişiklik yapılmasını önlemek hakkının ihlal edildiği anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen logo ve maskotun davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece 5846 sayılı FSEK.’nun 18. maddesi uyarınca mali hakların davacının işvereni olan dava dışı şirkete ait olduğundan bahisle maddi tazminat istemi reddedilmiş. Davacının aksini ispat edememesi nedeniyle davaya konu eseri davalı belediyeye bağlı şirkette çalıştığı süre içinde meydana getirdiğinin anlaşılmasına göre, 5846 sayılı FSEK.’nun 18. maddesi gereğince dava konusu eser üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin işverene ait olacağına ilişkin mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak, aynı Yasa’nın 55. maddesi hükmü gereğince, aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair işlemlerine şamil değildir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere 5846 sayılı FSEK.’nun 18. maddesine göre kanun gereği davalı belediyeye bağlı şirkete kullanma yetkisi devredilen haklar içinde işlenme hakkı dahil değildir. Bu hakkın devri hususunda davacı ile davalılar arasında bir sözleşme de mevcut değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait eserin davalılar tarafından izinsiz işlendiği belirtildiğine göre davalıların davacı eserini izinsiz işleme sonucunda 5846 sayılı FSEK.’nun 21. maddesi uyarınca davacının işleme hakkının ihlal edildiğinin kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, davacının eser üzerindeki işleme hakkının ihlal edildiği gözetilmeksizin FSEK.’nun 18. maddesi uyarınca tüm mali hakları kullanma yetkisinin devredildiği kabul edilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, davacının belediyeye ait tanıtım ve yayın konusunda faaliyet gösteren bir şirkette çalıştığı, eserin işverene aidiyeti ve hizmet bağlamında üretilmiş olması nedeniyle mali haklara sahip olmadığı, manevi hakların ihlali nedeniyle gerek davalı kurumların özelliklerine, durumlarına gerekse davacının sanatçı olarak yarattığı eser ile bağlarının tam olarak koparılamayacağı dikkate alınarak isim belirtilmesi hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle 10.000,00.- YTL. manevi tazminat ödenmesine fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Özel Daire`ce, 5846 sayılı FSEK.’nun 18. maddesi gereğince dava konusu eser üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin işverene ait olacağına ilişkin mahkeme görüşünün isabetli olduğu, ancak, aynı Yasa’nın 55. maddesi hükmü gereğince, aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair işlenmelerine şamil olmayacağı, bu hükümden de anlaşılacağı üzere 5846 sayılı FSEK.’nun 18. maddesine göre kanun gereği davalı belediyeye bağlı şirkete kullanma yetkisi devredilen haklar içinde işlenme hakkının dahil olmadığı, bu hakkın devri hususunda davacı ile davalılar arasında bir sözleşme de bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait eserin davalılar tarafından izinsiz işlendiği belirtildiğine göre davalıların davacı eserini izinsiz işleme sonucunda 5846 sayılı FSEK.’nun 21. maddesi uyarınca davacının işleme hakkının ihlal edildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeksizin FSEK.’nun 18. maddesi uyarınca tüm mali hakları kullanma yetkisinin devredildiği kabul edilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığına işaretle bozulmuştur.

Yerel mahkemece, her ne kadar, eserin sahibi, kural olarak FSEK. 1/B, b uyarınca, “eseri meydana getiren kişi” olsa da bir hizmet sözleşmesi bağlamında üretilmesi halinde yasanın açık hükmü gereğince;

Bu eserden doğan mali hakların ancak işveren tarafından kullanılabileceği, davacının eserden doğan mali hakları kullanamayacağı, FSEK. 55. maddedeki hükmün bu eserler bakımından uygulanamayacağı, herhangi bir devir olmaksızın, zaten yasa gereği mali hakların işverende bulunduğu,.

Dolayısıyla, davacının, FSEK.’in mali haklar başlığı altında saymış olduğu izinsiz işlemeden dolayı maddi tazminat isteme hakkının bulunmadığı, bu hakların, eseri yaptıran işveren tarafından kullanılabileceği,

Bununla birlikte, davacının eserin yaratıcısı olarak manevi hakkı kapsamında tazminat hakkı bulunduğu, bu yöndeki hüküm sonucunun Yargıtay’ca onandığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.

Davacı tarafından meydana getirilen “U harfi+İzmir Körfezi biçimindeki logo” ile “Yalıçapkını Kuşu`ndan esinlenilerek gerçekleştirilen maskot” şeklindeki çizimlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu`nun (FSEK.) 4/1-6. bendinde sayılan grafik eser mahiyetindeki güzel sanat eseri oldukları, eser sahibinin davacı olduğu ve davacının bu eserlerini davalılardan İzmir Büyükşehir Belediyesi`nin bir yan kururluşu olan dava dışı İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.`de hizmet akdi ile çalıştığı dönemde istihdam gayesi kapsamında meydana getirdiği, eser sahibinin davacı olmasına karşın dava dışı işveren şirket ile aralarındaki hizmet akdinden ve işin mahiyetinden de aksi anlaşılamadığından, FSEK. 18/2. fıkrası uyarınca eserler üzerindeki hakları kullanma yetkisinin işverene ait olduğu ve işveren dava dışı şirket tarafından da davalıların kullanımına yönelik herhangi bir niza çıkartılmadığı hususlarında Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu`nun önüne gelen uyuşmazlık; davacıya ait orijinal grafik eserler üzerinde bir takım değişiklikler yapılması suretiyle dava dışı başka bir sanatçı tarafından vücuda getirilen işleme eserlerin “Üniversiade İzmir 2005” adlı uluslararası spor oyunlarının adaylık ve hazırlık dönemlerinde aktif görev alan davalılarca kullanılması nedeniyle davacının eser sahibi olduğu grafik eserler üzerinde FSEK. 18/2. fıkrası uyarınca kanunen işverene geçen mali hakları kullanma yetkisinin kapsamına (aynı Kanun`un 55. maddesi hükmü karşısında) işleme hakkının da dahil olup olamayacağına ilişkindir.

Yukarıda özetlenen uyuşmazlığı sağlıklı bir çözüme kavuşturabilmesi için öncelikle direnme kararına konu davanın tarafları arasındaki çekişmeyi oluşturan maddi vakıaların, çekişmenin niteliğinin ve uygulanacak FSEK. hükümlerinin tespiti gerekmektedir.

Davacının;

“U harfi+İzmir Körfezi biçimindeki logo” ile “Yalıçapkını Kuşu`ndan esinlenilerek gerçekleştirilen maskot” şeklindeki grafik eserlerini 2001 yılında ve iki boyutlu olarak meydana getirdiği,

Ancak İzmir Uluslararası Üniversiteler Spor Oyunları adaylık ve hazırlık dönemlerinde davacıya ait anılan grafik eserlerin değil; bir başka sanatçı tarafından bu eserlerden istifade ile vücuda getirilen dava konusu “U harfi+İzmir Körfezi biçimindeki” ve “Yalıçapkını Kuşu Tasvirli” grafik tasarımların iki boyutlu olarak davalılarca kullanıldığı,

Ayrıca bu kullanıma ilaveten daha sonra “Efe” adı verilen Yalıçapkını Kuşu`nun iki boyutlu tasarımından üç boyutlu maskot ve plaket tasarımı şekline sokularak çoğaltılmak suretiyle de kullanıldığı;

Dosyada mevcut açıklama ve belgeler ile “Yalıçapkını maskot, amblem, üç boyutlu tasarıma” ilişkin 26.8.2002 tarihli fatura içeriğinden anlaşılmakta olup; davalılarca da bu kullanımların aksine bir savunmada bulunulmamıştır.

Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda dava konusu tasarımların davacıya orijinal grafik eserlerde yapılan değişiklikler sonucu ve bu eserlerden istifade suretiyle vücuda getirilen işlenme eserler mahiyetinde oldukları mütalaa edilmiştir. Yerel Mahkemece de dava konusu tasarrufların iki ve üç boyutlu şekilleri arasında bir ayırım gözetilmeksizin dava konusu tasarımların işlenme eser oldukları kabul edilmiştir.

FSEK. 1/B-c bendine göre “işlenme eser”; “diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsülleridir”.

FSEK. 6. maddesinin 1.fıkrasında da “diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu eserlere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir” denildikten sonra, aynı maddenin 5. fıkrasında “güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması” halinde işlenme eser olacağı düzenlenmiştir.

Açıklanan bu madde hükümlerine göre, FSEK. 4/1-6. bendi uyarınca grafik eser niteliğindeki davacıya ait orijinal güzel sanat eserinin işlenmesi suretiyle bir işlenme eser meydana getirilebilmesi için bu maddede bentler halinde sayılan diğer güzel sanat eserleri kategorilerinden birisi (örneğin davacıya ait grafik eserlerin maddede sayılan diğer güzel sanat eseri kategorilerinden heykel, yağlıboya, fotoğraf eseri vb.)haline getirilmesi gerekir.

Oysa dava konusu grafik tasarımlar davacıya ait grafik eserlerle aynı türden fikir ve sanat mahsulü mahiyetindedirler. Bu durumda dava konusu grafik tasarımların 5846 sayılı FSEK. 6. maddesi anlamında işlenme eser olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

Öte yandan, davacıya ait orijinal güzel sanat eserlerinde yapılan değişiklikler sonucunda dava konusu iki boyutlu tasarımların orijinal eserlerden farklı ve bağımsız birer güzel sanat oldukları da davalılarca savunulmadığı gibi, bilirkişi raporunda da dava konusu grafik tasarımlardaki farklılığın onu meydana getiren kişinin önceki esere göre nispeten bağımsız bir fikri çalışmasının ürünü olduğu, FSEK. 1/B-a ve 4. maddeleri anlamında hususiyet içeren yeni bir sanat eseri vasfını taşıdığı yönünde bir mütalaada bulunulmamış olup, aksine davacı eserlerinden müstakil mahiyette olmayan fikir ve sanat mahsülleri oldukları görüşü açıklanmıştır. Bu durumda, dava konusu iki boyutlu grafik tasarımların davacıya ait orijinal grafik eserlerin birebir taklidi olmamakla birlikte, bir takım değişiklikler sonucu orijinal eserin kopya edilmesi suretiyle meydana getirildiklerinin kabulü gerekir.

Nitekim, davacıya ait grafik eserlerde izin alınmaksızın yapılan değişiklikler nedeniyle FSEK. 16. maddesinde düzenlenen manevi haklardan “eserde değişiklik yapılmasını menetmek” yetkisinin ihlal edildiği gerekçesiyle davacı yararına manevi tazminat takdirine dair Yerel Mahkeme Kararı Özel Daire tarafından da yerinde görülerek bu husus kesinleşmiş bulunmaktadır.

Bu bakımdan dava konusu iki boyutlu grafik tasarımların işlenme eser olduklarından söz edilemeyeceğinden işleme hakkıyla ilgili FSEK. 21. ve 55.maddelerinin bu tasarımlar yönünden somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmamaktadır.

Yerel Mahkeme Kararında dava konusu iki boyutlu tasarımları da kapsayacak şekilde hüküm tesis edilmiş, Özel Daire`ce de bu konuda bir değerlendirme yapılmamış ve bu husus direnme yoluyla da Hukuk Genel Kurulu`nun önüne getirilmemiş olmakla birlikte yukarıda açıklanan maddi vakıa tespiti ve hukuki nitelendirmenin yapılmasında somut uyuşmazlığın çözümü bakımından yarar görülmüştür.

Ancak, davacı tarafından meydana getirilen yalıçapkını kuşunu tasvir eden grafik eser üzerinde yapılan değişikliklerle işlenerek üç boyutlu maskot ve amblemlerin (maket) haline getirilmesinden sonra çoğaltılmak suretiyle de davalılarca kullanıldığı belirgindir.

Bilirkişi raporunda bir başka sanatçı tarafından gerçekleştirildiği belirtilen söz konusu değişikliklerin davacıya ait eserin kanat figüründe, renk kombinasyonunda değişiklikler ve kompozisyonal öğeler eklenmesi suretiyle gerçekleştirildiği; figürlerin çalışılması ve renk seçimi sebebiyle bir profesyonelin elinden çıktığının kolaylıkla anlaşıldığı ve bu haliyle işleme eser olarak kabulü gerektiği görüşü ifade edilmiştir.

Bu durumda, söz konusu işlenmeleri içeren ancak davacıya ait eserden bağımsız olmayan bir fikir ve sanat mahsulünün üç boyutlu hale (maket) dönüştürülmesi durumunda artık, FSEK. 6/1-5. bendinde belirtildiği biçimde “güzel sanat eserinin bir şekilden diğer şekillere sokulması” halinin gerçekleştiği ve yerel mahkemece kabul edilen işleme eser olgusunun sonradan “Efe” adı da verilen yalıçapkını kuşunu tasvir eden dava konusu tasarımın üç boyutlu maket şekline sokulması suretiyle gerçekleştiğinin kabulü gerekir.

FSEK. 4/2. fıkrası uyarınca da; krokiler, resimler, maketler ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması düşünce ve sanat eserleri olma sıfatını etkilemez.

Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlıkta dava konusu olan tasarımlardan sadece üç boyutlu yalıçapkını kuşunu tasvir eden maskot ve FSEK 1/B-c ve 6. maddelerine göre işleme eser vasfında olduğu hususu belirlendikten sonra FSEK. 55. maddesi hükmü karşısında aynı Kanun`un 18/2. maddesi uyarınca kanunen işverene ait olan mali hakları kullanma yetkisinin kapsamına işleme hakkının dahil olup olmadığına ilişkin Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlığın tartışılması gerekmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte olan 4630 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun`un 8/1. fıkrasına göre; “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir.” Yine 18/2. fıkrasına göre de; “Aralarında özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eser üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” 5846 sayılı FSEK., “bir eserin sahibi onu meydana getirendir” ilkesini benimsemiş (m.8-1), ayrıca sadece gerçek kişilerin eser sahibi olabileceklerini hükme bağlamıştır (m.1/B.b) Kanun, çalıştıranların ve tüzel kişilerin kanunen eser sahibi olmalarını ret ile onlara sanatçılarla aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça kanunen sadece kullanma hakları verilebileceğini kabul etmiştir. Eser sahipliği ve eser sahibinin gerçek kişi olabileceği hakkındaki hükümler emredici, çalıştıranların kanunen mali hakların sahibi olduklarına ilişkin hüküm ise yedek kuraldır. Çalıştıranlara kanunla tanınmış mali hakları kullanma yetkisi mutlak bir hak niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü bası, s:135-137,İstanbul 2005).

FSEK. 55. maddesine göre; “Aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya ruhsatın verilmesi eserin tercüme ve sair işlenmelerine şamil değildir”.

Anılan madde FSEK.`nun “Sözleşme ve Tasarruflar” genel başlığı altındaki 48-65. maddelerinin bulunduğu “Dördüncü Bölüm”`ünde yer almaktadır.

Bu bölümde “VI.Yorum Kaideleri” kenar başlıklı kısımda düzenlenen söz konusu madde hükmüne göre, mali bir hak devredilmiş veya bir ruhsat verilmiş ise işleme hakkı bu devrin kapsamında değildir. İşlenmenin devredilmesi için hangi işleme hakkının devredildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir (Ünal Tekinalp a.g.e.,s:218).

FSEK. 55. maddesinin yukarıda belirtilen kanun sistematiği içindeki yeri dikkate alındığında, tarafların serbest iradeleriyle ve 52. madde uyarınca yazılı olmak koşuluyla gerçekleştirdikleri mali haklara dair sözleşme ve tasarruflarla ilgili olarak ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklara uygulanacak bir yorum kuralı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Oysa, FSEK. 18/2. fıkrasından kaynaklanan mali hakları kullanma yetkisi ise, maddede yazılı koşulların varlığı halinde çalıştıranlara kanunla verilmiş mutlak nitelikli bir hak olup, madde de işleme hakkı ile ilgili bir istisnaya da yer verilmeksizin mali hakları kullanma yetkisinin çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda FSEK. Dördüncü Bölümdeki Sözleşme ve Tasarruflarla ilgili yorum kuralı olan 55. maddesinin aynı Kanun`un 18/2. fıkrasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulama yeri olamayacağından dava konusu üç boyutlu maskot ve amblemden oluşan işlenme eser bakımından yerel mahkemenin yukarıda açıklanan ilave gerekçeyle sonucu itibariyle yerinde görülen direnme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı ve davalı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.H.G.K. 22.6.2011 E.2011/11-401 – K.2011/441

Önceki makaleYHGK 17.9.2008 E.2008/5-522 – K.2008/533
Sonraki makaleY19HD 13.4.2011 E.2010/9427 – K.2011/4922

3 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.