Ana sayfa Yargı Kararları YHGK 30.6.2010 E.2010/17-307 – K.2010/357

YHGK 30.6.2010 E.2010/17-307 – K.2010/357

120
0

– Rehinli Aracın Kaza Yapması (Dain Ve Mürtehinin Davaya Muvafakatı Zorunluluğu)
– Rehin Hakkı Sahibinin Davaya Muvafakatı Şartı (Araç Kazası)
– Kasko Sigortacısının Tazminat Sorumluluğu (Rehin Hakkı Sahibinin Davacıya Muvafakat Şartı)
– Dain Ve Mürtehinin Sıfatı

TMK.879 TTK.1269, 1270, 1273

Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada:

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu`nun önüne gelen uyuşmazlık; rehin hakkı sahibi dava dışı bankanın, açılan davaya muvafakatinin alınması yönünde araştırma yapılması gerekip gerekmediği, noktasındadır.

Sigorta poliçesine konu aracın dava dışı bankaya rehinli olması nedeniyle, davacı vekilince dain ve mürtehin sıfatı olan dava dışı bankadan alınan muvafakat belgesinin dosyaya sunulduğu oturum tutanağının içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, yerel mahkemenin direnmesi usul ve yasaya uygundur.

Ne var ki, rehin hakkı sahibi dava dışı bankadan alınan muvafakatin usulüne uygun olup olmadığı hususu ile işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazları incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki “İtirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 19.11.2008 gün ve 2007/579 E. – 2008/640 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.5.2009 gün ve 1254 E. – 3290 K. sayılı ilamı;

(“…Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın park edildiği yerden çalındığını, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince sigorta bedelinin ödenmediğini, 35.000.00.- YTL. tazminatın fer`ileriyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 İcra İnkâr Tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra takibinden önce müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, haklı olarak takibe itiraz ettiklerini, işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe vaki itirazının 31.700.00.- YTL. asıl alacak ve 7.781.46.- YTL. işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına, fazla istemin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

TTK.`nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettiribileceği gibi, aynı Yasanın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.

Sigorta poliçesinde ve araç tescil belgesinde dain-mürtehin olarak dava dışı Akbank T.A.Ş. Kayseri Şubesi`nin gösterildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın davanın açılmasına muvafakati olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2- Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlere, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemenin, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel Mahkeme, “Sigorta poliçesinde dain ve mürtehin hakkı bulunan dava dışı bankanın, sigorta bedelinin davacıya ödenmesine yönelik olarak açılan davaya muvafakatinin bulunduğuna dair belgenin davacı vekilince bozma öncesi dosyaya sunulduğu,

Yargıtay bozma ilamında açılan davaya muvafakatin usulüne uygun olmadığını veya yetersiz olduğunu belirtmediği, muvafakatin alınmasına ilişkin araştırmaya yönelik bozma yapıldığı, muvafakatin bozma öncesinde alındığı” gerekçesi ile direnme kararı vermiştir.

Hükmü temyize, davalı vekili getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu`nun önüne gelen uyuşmazlık; rehin hakkı sahibi dava dışı bankanın, açılan davaya muvafakatinin alınması yönünde araştırma yapılması gerekip gerekmediği, noktasındadır.

Dosya kapsamına göre, yerel mahkeme, sigorta poliçesine konu aracın dava dışı bankaya rehinli olması nedeniyle poliçede dain ve mürtehinin,

Türk Ticaret Kanunu`nun 1273. maddesi gereğince tazminat talebiyle açılan davaya muvafakati olup olmadığına dair yazısını sunması için 16.7.2008 tarihindeki oturumda süre verilmesi üzerine, bir sonraki oturumda davacı vekilince dain ve mürtehin sıfatı olan dava dışı bankadan alınan muvafakat belgesinin dosyaya sunulduğu oturum tutanağının içeriğinden anlaşılmaktadır.

Şu durumda, Yüksek Özel Dairenin dava dışı rehin hakkı sahibi bankanın açılan davaya muvafakatinin alınması yönünde araştırmaya yönelik bozmasına karşı, yerel mahkemenin direnmesi usul ve yasaya uygundur.

Ne var ki, rehin hakkı sahibi dava dışı bankadan alınan muvafakatin usulüne uygun olup olmadığı hususu ile işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazları incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan, işin esasının incelenmesi için dosyanın 17. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, oyçokluğu ile karar verildi.

Y.H.G.K. 30.6.2010 E.2010/17-307 – K.2010/357

Önceki makaleY9HD 4.3.2010 E.2010/5421 – K.2010/5958
Sonraki makaleY17HD 12.2.2009 E.2008/4221 – K.2009/596

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.