Ana sayfa Yargı Kararları Y17HD 17.9.2009 E.2009/6223 – K.2009/5551

Y17HD 17.9.2009 E.2009/6223 – K.2009/5551

111
0

– İstihkak Davası (İşyerinin Devri – Mülkiyet Karinesi) 

– İşyerinin Devri (Devralanın Sorumlulukları)
– İşletmenin Devralınması

İİK.44, 96, 97/aBK.179

Borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK.`nun 44. ve BK.`nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacı da BK.`nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumludur.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü`nün 2007/11640 Esas sayılı dosyasından borçlu Reşit`in borcundan dolayı davacı 3. kişinin işyerindeki malların 16.5.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK.`nun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemişlerdir.

Davalı alacaklı vekili, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiğini, haciz mahallinde borçluya ait kartvizit ve kasa fişi bulunduğu, kapıda borçlunun ticari ünvanının olduğunu ve İİK.`nun 44. ve BK.`nun 179. madde koşullarına uygun işyeri devri olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Borçlu şirket temsilcisi, duruşmada hacizli malların davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece, davacı 3. kişinin, borç kaynağı 31.1.2007 tarihli çekteki borcun doğumundan önce 26.12.2006 tarihinde işyerini borçludan devir aldığından devir aldığı şahsın borçlarından sorumlu olamayacağından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.`nun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, 16.5.2007 tarihinde, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluya ait kasa fişi, kartvizit ve ünvanının bulunduğu adreste ve borçlu işçisinin huzurunda haczedilmiştir. İİK.`nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borç kaynağı çek 31.1.2007 tarihi olmakla birlikte, çekin arkasında “Bursa Ticaret Mahkemesi`nin 14.12.2006 tarihli kararına istinaden işlem yapılamadığı “şerhi bulunduğundan çekin bu tarihten önce tedavüle çıktığı yani borcun 14.12.2006 tarihinden önce doğmuş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı 3. kişi işyerini bu tarihten sonra 26.12.2006 tarihinde borçludan devir almıştır.

Borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK.`nun 44. ve BK.`nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir.

Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacı da BK.`nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumludur.

Öte yandan, borçlunun 26.12.2006 tarihinde işyerini devretmesine rağmen 16.5.2007 tarihli haciz sırasında borçluya ait belgelerin haciz mahallinde bulunması, işyeri girişinde halen borçlu unvanının olması ve ödeme emrinin aynı adreste devirden sonra borçlunun işçisine tebliğ edilmiş olması olguları, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işyeri devri niteliğinde olup alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek kararın BOZULMASINA, oybirliği ile karar verilmiştir.

Y.17.H.D. 17.9.2009 E.2009/6223 – K.2009/5551

Önceki makaleY17HD 12.2.2009 E.2008/4221 – K.2009/596
Sonraki makaleY12HD 6.5.2010 E.2009/29889 – K.2010/11388

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.