Ana sayfa Yargı Kararları Y13HD 30.3.2009 E.2008/12832 – K.2009/4176

Y13HD 30.3.2009 E.2008/12832 – K.2009/4176

101
0

– Yazılı Delil Başlangıcı

– Usulî Kazanılmış Hak

– Tanıkla İsbat (Yazılı Delil Başlangıcı)

 

HUMK.292

Taraflar arasında düzenlenen 29.1.1999 tarihli adi yazılı sözleşmede herhangi bir bedel belirlenmemiştir. Davacı ödediği paranın 600.00.- YTL. olduğunu iddia etmiş, davalı ise bir bedel almadığını savunmuştur. Bu durumda sözleşmedeki “hiçbir hakkım ve alacağım kalmamıştır.” şeklindeki ibare yazılı delil başlangıcı sayılmalıdır. Mahkemenin karar gerekçesinde davacının ödediği bedelin 600.000.- TL. olduğu belirtilmiş olup, davacı bu gerekçeyi temyiz etmediğinden bu hususun davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğuda gözetilerek davacının ödediği bedelin en fazla 600.000.- TL. olduğuda kabul edilmelidir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı, 600.00.- YTL. ödemek suretiyle adi yazılı sözleşme ile davalıdan taşınmaz satın aldığını, ancak davalının tapuya devir etmediğini, açtığı tapu iptal tescil davasınında reddedildiğini ileri sürerek 29.1.1999 tarihinde ödediği 600.00.- YTL.’nin dava tarihi itibariyle denkleşterici adalet ilkeleri uyarınca ulaştığı alım gücünden fazlasını saklı tutarak 15.000.00.- YTL.’sini tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının annesi olduğunu, babasına bakması için böyle bir sözleşme düzenlendiğini, ancak sözleşmede bedel belirlenmediği gibi herhangi bir para da almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 4.946.82.- YTL.’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Taraflar arasında düzenlenen 29.1.1999 tarihli adi yazılı sözleşmede herhangi bir bedel belirlenmemiştir. Davacı ödediği paranın 600.00.- YTL. olduğunu iddia etmiş, davalı ise bir bedel almadığını savunmuştur. Bu durumda sözleşmedeki “hiçbir hakkım ve alacağım kalmamıştır.” Şeklindeki ibare HUMK.’nun 292. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı sayılmalıdır.  Öyle olunca davacının ve davalının tanık dahil tüm delilleri toplanarak taşınmazın satın alınması için davacının davalıya ödendiği bedel belirlenmelidir. Öte yandan, Mahkemenin karar gerekçesinde davacının ödediği bedelin 600.000.- TL. olduğu belirtilmiş olup, davacı bu gerekçeyi temyiz etmediğinden bu hususun davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğuda gözetilerek davacının ödediği bedelin en fazla 600.000.- TL. olduğuda kabul edilmelidir.  Bir başka deyişle, davacının ödediği bedelin 600.000.- TL.’nin altında bir miktar olduğu saptanırsa o miktarın, üstünde olduğu saptanır ise de en fazla  600.000.- TL. ödediğinin kabulü gerekir. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3- Davacının açtığı tapu tescil davasının red ile sonuçlandığı ve kararın 18.1.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup, akdin ifasi bu tarihte imkansız hale gelmiştir. Bu durumda davacının ödediği tespit edilen bedelin 18.1.2006 tarihinde ulaştığı alım gücünün belirlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğu için 29.1.1999 tarihinde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca 18.1.2006 tarihinde ulaştığı değerin tefe, tüfe, memur maaşlarındaki artış, döviz, altın, faiz, işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik göstergeler baz alınarak konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gereklidir. Ne varki verilecek kararda ilk kararı davacının temyiz etmediği ve bu hususun davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağıda gözetilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.13.H.D. 30.3.2009 E.2008/12832 – K.2009/4176

Önceki makaleYHGK 14.5.2008 E.2008/2-407 – K.2008/371
Sonraki makaleY9HD 5.2.2009 E.2007/36276 – K.2009/1590

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.