Mükellefiyet Kaydı Resen Terkin Edilen Şirketlere Elektronik Tebligat Yapılmasının Hukuki Geçerliliği
Vergi mükellefiyeti sona erse dahi ticaret sicilinden kaydı silinmeyen şirketlere yapılan elektronik tebligatların geçerli olduğuna dair Danıştay kararı incelemesi.
Kanuni Temsilci Adına Düzenlenen Ödeme Emri ve Tebligat Usulü Tartışması
Dava konusu olayda, vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenlenmiştir. Davacı taraf, asıl borçlu şirketin vergi mükellefiyetinin 31.12.2017 tarihi itibarıyla idarece resen terkin edildiğini, bu nedenle şirketin elektronik tebligat zorunluluğunun ortadan kalktığını iddia etmiştir. Yerel mahkeme, mükellefiyeti bulunmayan şirkete 2021 yılında yapılan elektronik tebligatın geçersiz olduğu, tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun genel hükümlerine göre yapılması gerektiği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir.
Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış Şartları ve Ticaret Sicil Kaydı
Temyiz incelemesini gerçekleştiren Danıştay 9. Dairesi, uyuşmazlığın çözümünde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesi ve 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümlerini esas almıştır. İlgili mevzuata göre, tüzel kişilerin elektronik tebligat sisteminden çıkabilmeleri için ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) gerekmektedir.
Resen Terkin İşleminin E-Tebligat Geçerliliğine Etkisi
Yüksek Mahkeme, mükellefiyetin idarece resen terkin edilmesinin, elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığını vurgulamıştır. Kararda, şirketin ticaret sicil kaydı silinmediği sürece, vergi mükellefiyeti sona ermiş olsa dahi tüzel kişiliğin devam ettiği ve bu süreçte yapılan elektronik tebligatların hukuken geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu gerekçeyle, asıl borçlu şirkete yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilerek, yerel mahkemenin aksi yöndeki kararı bozulmuştur.








