Yargıtaydan konut ve çatılı işyeri kiralarında olağanüstü fesih ve tahliye kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Türk Borçlar Kanunu madde 331 kapsamında düzenlenen olağanüstü fesih hakkının konut ve çatılı işyeri kiralarında da kullanılabileceğine hükmederek, yerel mahkemenin aksi yöndeki ret kararını kanun yararına bozmuştur.
Kiraya verenin çekilmezlik haline dayalı tahliye talebi ve yerel mahkeme süreci
Davacı kiraya veren, üç yıllık kira sözleşmesini öngörülemeyen mücbir sebeplerle kendisi için çekilmez hale geldiğini bildirerek feshetmiş ve tahliye davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında olağanüstü fesih yoluna gidilemeyeceğini belirterek davayı ihtiyaç sebebiyle tahliye davası olarak nitelendirmiş ve dava süresinden önce açıldığı gerekçesiyle reddetmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan kanun yararına temyiz başvurusu
Yerel mahkemenin kesin nitelikteki ret kararı üzerine Adalet Bakanlığı devreye girerek kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur. Bakanlık, Türk Borçlar Kanunu 331. maddesinde yer alan olağanüstü fesih hakkının, sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kirası dahil her tür kira ilişkisinde kullanılabileceğini ve davanın esastan incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtayın Türk Borçlar Kanunu madde 331 kapsamındaki emsal bozma gerekçesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürekli edimli bir sözleşme olan kira ilişkisinin taraflardan biri için çekilmez hale gelmesi durumunda, sözleşmeye bağlı kalmanın beklenemeyeceğini vurgulamıştır. Yüksek mahkeme, yasal bildirim sürelerine uymak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshetme hakkı veren bu genel kuralın konut ve çatılı işyeri kiraları da dahil olmak üzere her türlü kira ilişkisinde kullanılabileceğini açıkça belirtmiştir. Yerel mahkemenin davanın esasına girerek olağanüstü fesih şartlarını değerlendirmesi gerektiğine hükmedilmiş ve karar kanun yararına bozulmuştur.








