Tedarik Sözleşmesinin Feshi Sonrasında Markalı Ürün Satışı ve İnhisari Lisans Sahibinin Hakları
İnhisari lisans sahibi ile satıcı arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin ardından devam eden e-ticaret satışlarının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği ve lisans sahibinin dava ehliyeti üzerine hukuki bir inceleme.
İnhisari Lisans Sahibinin Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet İddiaları
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava konusu marka üzerinde inhisari lisans hakkı sahibi olduğunu ve davalı şirket ile aralarında geçmişte bir tedarik sözleşmesi bulunduğunu belirtmiştir. İddiaya göre, davalı tarafın sözleşmeye ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle bu ticari ilişki noter kanalıyla feshedilmiştir. Ancak fesih işlemine rağmen davalı şirketin, kendisine ait internet sitesi üzerinden söz konusu markalı ürünleri sanki yetkili satıcıymış gibi pazarlamaya devam ettiği öne sürülmüştür.
Davacı, davalının bu eylemlerinin Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde 29 kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunu savunmuştur. Ayrıca, müvekkili şirketin ürün kalitesi ve reklam yatırımlarıyla elde ettiği pazar payından davalının haksız kazanç sağladığı, bu durumun tüketici nezdindeki güveni sarstığı ve şirket itibarını zedelediği ifade edilmiştir. Bu gerekçelerle davacı, tecavüzün tespiti, önlenmesi, erişimin engellenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalının Yetki İtirazı ve Ürünlerin Yasal Yollarla Temin Edildiği Savunması
Davalı şirket vekili ise müvekkilinin yurt dışı merkezli bir kuruluş olduğunu ve faaliyetlerinin Avrupa Birliği ülkelerine yönelik olduğunu belirterek öncelikle yetki itirazında bulunmuştur. Savunmada, davalı şirketin ürünleri yasal tedarik sözleşmeleri çerçevesinde, bedelini ödeyerek ve fatura karşılığında satın aldığı vurgulanmıştır. Davalı, davacı şirketin tedarik sözleşmesini haksız yere feshettiğini, ellerinde kalan ve bedeli ödenmiş stok ürünlerini iade almadığını ve ödenen bedelleri geri vermediğini iddia etmiştir.
Davalı taraf, hukuka uygun olarak satın alınan orijinal ürünlerin satışının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğini, davacının marka hakkını tükettiğini ve davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemenin İnhisari Lisans Sahipliği ve Dava Açma Ehliyetine İlişkin Tespiti
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, yaptığı incelemede davacının marka sahibi olmamakla birlikte, marka sahibi ile yapılan sözleşme uyarınca inhisari lisans hakkına sahip olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 158/1 maddesi gereğince, inhisari lisans sahibinin marka hakkına tecavüz durumunda dava açma ehliyetinin bulunduğunu hüküm altına almıştır.
Yerel mahkeme kararında ayrıca, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen noter ihtarnamesi ile feshedildiği ve sözleşme ilişkisinin bu tarih itibarıyla sona erdiği belirtilmiştir. Mahkeme, lisans sahibinin haklarını ve sözleşmenin feshi sonrasındaki hukuki durumu temel alarak yargılama sürecini yürütmüştür.








