Ana Sayfa Yargı Kararları Faktoring İşlemlerinde Sahte Ciro İmzası ve Keşidecinin Borçsuzluğunun Tespiti Davas

Faktoring İşlemlerinde Sahte Ciro İmzası ve Keşidecinin Borçsuzluğunun Tespiti Davas

10
0

Faktoring İşlemlerinde Sahte Ciro İmzası ve Keşidecinin Borçsuzluğunun Tespiti Davası

Çek üzerindeki ciro imzasının şirket yetkililerine ait olmadığının bilirkişi raporuyla ispatlanması durumunda, bu eksikliğin mutlak defi olarak iyiniyetli faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceğine dair hukuki inceleme.

Davacı Şirketin İrade Dışı Çek Keşidesi ve Sahte İmza İddiası

Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine 87.000,00 TL bedelli bir çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu çek üzerindeki ciro imzasının şirket yetkililerine ait olmadığını beyan etmiştir. İddiaya göre, çekin şirketin ticari defterlerinde ve kayıtlarında herhangi bir karşılığı bulunmamakta olup, şirket kaşesi üzerindeki imza ile yetkililerin imzaları açıkça uyuşmamaktadır.

Dava dilekçesinde, şirketin aylık 40 milyon TL üzeri ciroya ve çok sayıda taşınmaz ile araca sahip olduğu, bu ölçekteki bir şirketin 87.000 TL gibi bir tutarı ödememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanmıştır. Davacı, çekin iradeleri dışında düzenlendiğini ve imzanın sahte olduğunu belirterek, icra takibinin durdurulmasını ve borçlu olmadıklarının tespitini (menfi tespit) talep etmiştir.

Faktoring Şirketinin Yasal Mevzuata Uygun Devralma ve İyiniyet Savunması

Davalı faktoring şirketi vekili ise çeki, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde, fatura ve ticari ilişkiyi tevsik eden belgeler karşılığında hukuka uygun olarak devraldıklarını savunmuştur. Davalı, faktoring işleminin yasal koşullarını yerine getirdiklerini, çek üzerindeki imzaların sahteliğini araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığını ve iyiniyetli meşru hamil konumunda olduklarını öne sürmüştür.

Savunmada, faktoring şirketinin yalnızca alacağı tevsik eden belgelerin (fatura vb.) varlığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, imza incelemesi yapma zorunluluğunun bulunmadığı ve bu nedenle davacının iddialarının reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bilirkişi İncelemesi ve İmza Sahteliğinin Mutlak Defi Olarak Kabulü

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada alınan grafolog bilirkişi raporu neticesinde, çekin arka yüzündeki imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, Yargıtay içtihatlarına atıfta bulunarak, imza inkarının mutlak defi niteliğinde olduğunu ve bu durumun iyiniyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülebileceğini belirtmiştir.

Mahkeme, imzanın sahte olduğunun sabit olması nedeniyle davacının çekten dolayı sorumlu tutulamayacağına hükmederek davanın kabulüne ve davacının 87.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak davalının istinaf başvurusunu esastan incelemiştir.

Karar Künyesi
BAM HUKUK DAİRELERİ 20.01.2026 E.2024/1090 – K.2026/81

Önceki İçerikMükellefiyet Kaydı Resen Terkin Edilen Şirketlere Elektronik Tebligat Yapılmasının Hukuki Geçerliliği

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.