Ana sayfa Yargı Kararları Y11HD 8.2.2005 E.2005/289 – K.2005/916

Y11HD 8.2.2005 E.2005/289 – K.2005/916

563
0

– İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

– İlam Niteliği Taşıyan Protokol Hükümleri (Uzlaşma Protokolu)

– Uzlaşma Protokolu

– Yetki (İhtiyati Haciz Kararına İtiraz)

 

HUMK.9,27 İİK.38,50,265 1136 Sa.Ka.35/A

1. İlam niteliğinde sayılacak anlaşma, protokol veya tutanak,  var olan ve dava aşamasına gelip, dava açılmak üzere olan yada davası açılmış olan bir uyuşmazlığa ilişkin, uzlaşma teklifi üzerine, yapılan uzlaşmadır.
Temyize konu uyuşmazlıkta ise protokolün düzenlenmesinden önce, taraflar arasında böyle bir uyuşmazlığın varlığı anlaşılamamaktadır. Protokol, taraflar arasında bedeli karşılığı hisse devrine ilişkindir. Bu durumda, düzenlenen protokolün anılan yasa hükmü kapsamında kalmadığının kabulü gerekir.

2. İhtiyati haciz, İİK.`nun 50 nci maddesine göre yetkili bulunan mahkemeden istenebileceği gibi, anılan maddede “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri (HUMK. m 9-27) kıyas yolu ile uygulanacağı açıktır.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokolün bir sözleşme olarak kabul edileceği gözetilmek, genel ve özel yetki kuralları ve yetki sözleşmesi kapsamında yetkisizlik itirazı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi`nce verilen 1.7.2004 tarih ve 2004/762 D. İş sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi İhtiyati Hacze İtiraz Eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın ilam niteliğinde sayılan protokole bağlı borcunu ödemediğini ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın istemin kabulüne karar verilmiştir.

Karşı taraf borçlular vekilleri, kararın yetkisiz mahkemece verildiği, takibe konu belgenin ilam niteliğinde sayılamayacağı ve borcun muaccel olmadığı gerekçeleriyle, mahkemeden ihtiyati haciz karanımı iptalini istemiştir.

Mahkemece, itirazların İİK.`nun 265 nci maddesi hükmünde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçeleriyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekilleri temyiz etmiştir.

Alacaklı vekili, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35/A. maddesi hükmüne göre düzenlenen protokole dayalı olarak ve bu protokolün İİK.`nun 38 nci maddesi hükmüne göre ilam niteliğinde olduğunu ileri sürerek, alacağı için ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.

Borçlular vekili, protokolün ilam niteliğinde olmadığı için genel ve özel yetki kurallarına göre, ihtiyatı haciz kararının yetkisiz mahkemeden verildiğini, esasen takibin de yanlış olduğunu savunmuş ve mahkemece yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiş ise de anılan protokolün İİK.`nun 38 nci maddesi hükmüne göre ilam niteliğinde sayılması ve buna göre mahkemenin yetkili sayılması doğru değildir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununa 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı yasanın 23 ncü maddesi ile eklenen 35/A. maddesinde “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır.  Bu tutanaklar 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.” denilmektedir. Bu hükme göre, ilam niteliğinde sayılacak anlaşma, protokol veya tutanak, var olan ve dava aşamasına gelip, dava açılmak üzere olan yada davası açılmış olan bir uyuşmazlığa ilişkin, uzlaşma teklifi üzerine, yapılan uzlaşmadır. Temyize konu uyuşmazlıkta ise protokolün düzenlenmesinden önce, taraflar arasında böyle bir uyuşmazlığın varlığı anlaşılamamaktadır. Protokol, taraflar arasında bedeli karşılığı hisse devrine ilişkindir. Bu durumda, düzenlenen protokolün anılan yasa hükmü kapsamında kalmadığının kabulü gerekir.

Öte yandan, ihtiyati haciz, İİK.`nun 50 nci maddesine göre yetkili bulunan mahkemeden istenebileceği gibi anılan maddede “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri (HUMK.m.9-27) kıyas yolu ile uygulanacağı açıktır.

O halde, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokolün bir sözleşme olarak kabul edileceği gözetilmek, genel ve özel yetki kuralları ve yetki sözleşmesi kapsamında yetkisizlik itirazı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu/itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, borçlu/itiraz edenler yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 8.2.2005 E.2005/289 – K.2005/916

Önceki makaleY12HD 12.10.2009 E.2009/11169 – K.2009/18774
Sonraki makaleY3HD 5.2.2009 E.2008/19284 – K.2009/1376

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.