Ana sayfa Yargı Kararları Y11HD 24.6.2008 E.2007/6956 – K.2008/8423

Y11HD 24.6.2008 E.2007/6956 – K.2008/8423

141
0

 

– Kasko Sigortası (Sigortacının Hasardan Sorumluluğu – Tek Taraflı Kazada Doğan Hasarın Kanıtlanması)

 

– Hasarın İsbatı (Kasko Sigortacısının Sorumluluğu)

 

– Sigortacının Sorumluluğu (Kasko Sigortası)

TTK. 1281, 1282, 1292

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak, TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olup aynı Yasa`nın 1281. maddesi hükmüne göre, rizikonun, teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir.
Ayrıca, riziko başlı başına teminat dışında kalmıyor olsa bile, yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını sigortacının kanıtlaması halinde de sigortacının sorumluluktan kurtulması mümkündür.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi`nce verilen 26.1.2007 tarih ve 2005/828-2007/11 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili, davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın, tek taraflı olarak kaza yapması sonucu hasarlandığını, talep edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 6.645.- YTL.`nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın iddia edilen yerde ve şekilde meydana gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı davacıya ait araçtaki bir kısım ağır hasarların iddia edilen yerde ve şekilde meydana gelmediği, bu nedenle bu hasarların teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,  240.- YTL.`nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf delil olarak, aracın kazalı fotoğraflarına, tanık deliline ve araç üzerinde yapılan tesbite ilişkin bilirkişi raporuna dayanmıştır. Davalı sigorta şirketi ise, aracın hasar noktaları ve olay yerinin özelliği itibariyle, kazanın iddia edilen yer ve şekilde meydana gelemeyeceğini savunarak, hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup, araştırma raporu, olay yeri fotoğrafları ve kaza tesbit tutanağına dayanmıştır.Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak, TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olup aynı Yasa`nın 1281. maddesi hükmüne göre, rizikonun, teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir. Ayrıca, riziko başlı başına teminat dışında kalmıyor olsa bile, yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını sigortacının kanıtlaması halinde de sigortacının sorumluluktan kurtulması mümkündür.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.

Rizikonun varlığını davacı kanıtlamış ve esasen bu husus dosya kapsamı ile de sabit olup, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin bilimsel, teknik ve somut gerekçelere dayalı olarak ortaya konulması gerekmektedir. Kaza anına, yerine, araca ve araçta oluşan hasarın niteliğine göre olayın davacının iddia ettiği şekilde meydana gelmesinin mümkün olmadığının uzman bilirkişi raporu ile tespiti halinde, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin davacıya geçeceğinin kabulü gerekecektir.

Somut olayda, mahkemece, davacının kazanın meydana geldiğini iddia ettiği yerde keşif yapılmadan ve davalının kazanın meydana geldiği yer olarak sunduğu, ancak davacının baştan beri karşı çıktığı fotoğraflar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın fotoğraflarda gösterilen yerde meydana gelmediği kabul edilmiştir.

Oysa, mahkemece, az önce yapılan açıklamalar çerçevesinde ispat külfetinin davacıya geçip geçmediğinin üzerinde durulması, ispat külfetinin yer değiştirdiğinin kabulü halinde, davacının varsa başka delilleri üzerinde durularak ve gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 24.6.2008 E.2007/6956 – K.2008/8423

KASKO SİGORTASI (Sigortacının Hasardan Sorumluluğu – Tek Taraflı Kazada Doğan Hasarın Kanıtlanması) – HASARIN İSBATI (Kasko Sigortacısının Sorumluluğu) – SİGORTACININ SORUMLULUĞU (Kasko Sigortası) –

TTK.1282,1292

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak, TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olup aynı Yasa`nın 1281. maddesi hükmüne göre, rizikonun, teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir.

Ayrıca, riziko başlı başına teminat dışında kalmıyor olsa bile, yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını sigortacının kanıtlaması halinde de sigortacının sorumluluktan kurtulması mümkündür.

DAVA ve KARAR:

Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi`nce verilen 26.1.2007 tarih ve 2005/828-2007/11 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili, davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın, tek taraflı olarak kaza yapması sonucu hasarlandığını, talep edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 6.645.- YTL.`nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hasarın iddia edilen yerde ve şekilde meydana gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı davacıya ait araçtaki bir kısım ağır hasarların iddia edilen yerde ve şekilde meydana gelmediği, bu nedenle bu hasarların teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,240.- YTL.`nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf delil olarak, aracın kazalı fotoğraflarına, tanık deliline ve araç üzerinde yapılan tesbite ilişkin bilirkişi raporuna dayanmıştır. Davalı sigorta şirketi ise, aracın hasar noktaları ve olay yerinin özelliği itibariyle, kazanın iddia edilen yer ve şekilde meydana gelemeyeceğini savunarak, hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup, araştırma raporu, olay yeri fotoğrafları ve kaza tesbit tutanağına dayanmıştır.

Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak, TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olup aynı Yasa`nın 1281. maddesi hükmüne göre, rizikonun, teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir. Ayrıca, riziko başlı başına teminat dışında kalmıyor olsa bile, yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını sigortacının kanıtlaması halinde de sigortacının sorumluluktan kurtulması mümkündür.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.

Rizikonun varlığını davacı kanıtlamış ve esasen bu husus dosya kapsamı ile de sabit olup, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin bilimsel, teknik ve somut gerekçelere dayalı olarak ortaya konulması gerekmektedir. Kaza anına, yerine, araca ve araçta oluşan hasarın niteliğine göre olayın davacının iddia ettiği şekilde meydana gelmesinin mümkün olmadığının uzman bilirkişi raporu ile tespiti halinde, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin davacıya geçeceğinin kabulü gerekecektir.

Somut olayda, mahkemece, davacının kazanın meydana geldiğini iddia ettiği yerde keşif yapılmadan ve davalının kazanın meydana geldiği yer olarak sunduğu, ancak davacının baştan beri karşı çıktığı fotoğraflar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın fotoğraflarda gösterilen yerde meydana gelmediği kabul edilmiştir.

Oysa, mahkemece, az önce yapılan açıklamalar çerçevesinde ispat külfetinin davacıya geçip geçmediğinin üzerinde durulması, ispat külfetinin yer değiştirdiğinin kabulü halinde, davacının varsa başka delilleri üzerinde durularak ve gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.11.H.D. 24.6.2008 E.2007/6956 – K.2008/8423

Önceki makaleY.11.H.D. 13.10.2008 E.2008/6690 – K.2008/11098
Sonraki makaleY12HD 12.10.2009 E.2009/11169 – K.2009/18774

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.