Ana sayfa Yargı Kararları Y3HD 25.1.2011 E.2010/18118 – K.2011/829

Y3HD 25.1.2011 E.2010/18118 – K.2011/829

2094
1

– Ecrimisil (Tapu İptalinı Takiben)
– Muvazaalı İktisabın İptali (Ecrimisil)
– Tapu İptali (Muvazaalı İktisap – Ecrimisil)

TMK.995/1 – BK.18

Muvazaaya dayalı tapu iptal – tescil kararı ile kötüniyetli zilyet olan davalı hakkında, talep gibi 17.3.2005 – 1.8.2009 tarihleri için mahallinde yapılacak keşif ile alınacak uzman bilirkişi raporu sonucuna göre hesaplanacak ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

DAVA ve KARAR:

Dava dilekçesinde 28.700.- TL. ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait bulunan 3 parseldeki taşınmazın, davacının dava dışı oğlu Uğur`a başka bir nedenle verdiği vekaletnameye dayanarak davacının oğlu tarafından davalıya satış yapıldığını, oysa satış tarihinde Uğur`un vekillikten azledildiğini, davalının bunu bilerek taşınmazı satın alması sonucunda muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açıp, kazandığını, davalının kiraya vermek suretiyle yararlandığı dava konusu dükkan için 17.3.2005 – 1.8.2009 dönemine ait 28.700.- TL. ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevabında, davacıya ait dükkanı, davacının dava dışı oğlu Uğur`un davacıdan aldığı vekaletnameye dayanarak iyiniyetli aldığını, Uğur`un satış sırasında vekillikten azledildiğini bilmediğini beyan etmiştir.

Mahkemece; davacının tapu iptal – tescil davası sonucunda tekrar tapu ile malik olduğu 29.9.2009 tarihinden sonrası için ecrimisil isteyebileceği belirtilerek, davacının talebinin bu tarihten önce 1.8.2009 tarihine kadar olduğundan bahisle ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasında görülen Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/121 E. – 2008/526 K. sayılı dosyasında davacı tarafından dava dışı oğlu Uğur`a ipotek tesisi amacıyla verdiği 11.2.2004 tarihli vekaletnamenin hileli olarak satış vekaleti olarak alınması nedeniyle (12.2.2004 tarihinde azledilmesine ve azil kararının 24.2.2004 tarihinde Uğur`a tebliğ edilmesine rağmen) dava konusu taşınmazın Uğur tarafından davalıya 1.3.2004 tarihinde satışın yapıldığı, davalının azli bilmesine rağmen muvazaalı işlem ile taşınmazı devraldığı belirtilerek davanın kabulü ile davalı adına tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline ilişkin 29.7.2008 tarihli kararın 1. Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 12.10.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

BK.nun 18. maddesi, bir sözleşmede tarafların gerek sehven, gerekse gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmayarak onların gerçek ve ortak amaçlarını ortaya koymak gerektiğini emretmiştir. Muvazaa, irade ile beyan arasındaki bilerek ve isteyerek yaratılan bir uyumsuzluk halidir. Sözleşmenin geçerli olması, irade ile beyan arasında uyumu gerektirdiğinden, muvazaalı sözleşme geçersiz bir sözleşmedir. Bu durumda davacının oğlu ile davalının gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeden muvazaaya dayalı işlemden dolayı davalının iyiniyetli olduğu düşünülemez.

MK.nun 995/1. maddesi ve 8.3.1950 gün ve 22/4 sayılı YİBK. İle iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğu açıklanmıştır.

Mahkemece; muvazaaya dayalı tapu iptal-tescil kararı ile kötüniyetli zilyet olan davalı hakkında talep gibi 17.3.2005 – 1.8.2009 tarihleri için mahallinde yapılacak keşif ile alınacak uzman bilirkişi raporu sonucuna göre hesaplanacak ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Y.3.H.D. 25.1.2011 E.2010/18118 – K.2011/829

Önceki makaleY2HD 17.1.2011 E.2009/21656 – K.2011/1
Sonraki makaleY9HD 25.3.2010 E.2008/21894 – K.2010/8111

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.